14 mesaj • 1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

ÇİNGENE

Mesajgönderen duygu tarih Çrş Şub 03, 2010 11:14 am

BEN KİMSENİN ANNESİ DEĞİLİM
Bir kibrit çaktım karanlığa…
Üstüme yapışan bebekleri silkeledim…
Ellerimi kanattılar.
Hayata dilenci doğan bendim.
Ben onların annesi değildim ki…
Burada şarkıları kırmızıya boyarlar hep…
Burada sevgi satılık bir aynadır
Ve kimse bir yüzle doğmaz.
Yağmur yağar,
Damlalar bebekleri acıtır.
Göğüslerime vururlar.
Göğüslerimden ölüm akar sadece…
Ben onların annesi değilim ki…
Burada herkes kördür.
Görmezler,
Bebeklerin üstünden geçerler.
Burada herkes zavallı ödlek böceklerdir,
Bebeklere dokunamayacak kadar yoklardır.
Cennetle cehennem aslında birdir.
Kötü olmakla korkak olmak arasında fark yoktur…
Kibritim yavaşça sönüyor.
Burada bebekleri sımsıkı tutmaz kimse…
Ellerden bebek yağar yağar…
İnsanlar canla kanla yıkanır…
Her bir cenin bıçakla yüzümü maviye boyar…
Ruhum kesilir…
Ben onların annesi değilim ki…
Benim ellerim dikenden…
Yalnızca kendimi kanatarak uyuturum.
duygu
Yeni Üye
Yeni Üye
 
Mesajlar: 21
Kayıt: Çrş Şub 03, 2010 11:00 am

Re: ÇİNGENE

Mesajgönderen duygu tarih Çrş Şub 03, 2010 11:15 am

ÇÖPE ATILMIŞ BİR 14 ŞUBAT HEDİYESİ
Uyandım.
Bir daha uyanmamak için Tanrıya dua ederken...
Gökyüzüne dokunabilecek kadar yükseldiğime inanmışken...
Baleti dansın en güzel yerinde öldüren balerinin masumiyetine saplandım.
Uyandım.
Yalancı şekerlere isteyerek kandım.
Canım acımadı.
Saçları kestim.
Fotoğrafımı çekenlere dil çıkardım.
Uyandım.
Yanmış sokaklarda yürüdüm.
Küllerinde çiçekler büyüttüm.
Hepsine onun adıyla seslendim
Kanadılar,kanadım.
Uyandım.
O kokan tenim kızıl saçlı dilenciler koktu.
Aşığının suretini göbeğine kazıyan rahibelerin dizinde ağladım.
Sandığımdan da derin.
Uyandım.
Bu şehirde prenslerin ellerinde hep bir kanlı at başı...
Masallarım sahte...
Ojemin kokusunu içime çektim.
Ellerimi lanetledim,dudaklarımı lanetledim.
Ve bağırdım; göçebeler de aşık olabilmeli.
duygu
Yeni Üye
Yeni Üye
 
Mesajlar: 21
Kayıt: Çrş Şub 03, 2010 11:00 am

Re: ÇİNGENE

Mesajgönderen duygu tarih Çrş Şub 03, 2010 11:16 am

ÇÖPE ATILMIŞ BAŞKA BİR 14 ŞUBAT HEDİYESİ
Ateşi içime alırdım ki yanmasın ellerin.
Yüzün nasıl da yüzüm olurdu.
eserdin dudaklarıma
durmadan dönen bir pervane olurdum
en başından gökyüzüne anahtar delikleri açan
her birine bir hücreni saklayan
seni izleyen küçük kızdım
şimdi sonumu masal arsızı eller yazarken
veda gerektirmeyen aciz bir böcek oldum.
ellerinde bir kızın parçalanmış ruhu
dudaklarında bir kızın ceset tadı
gökyüzünün siyah izlerini yüzümde taşımaktan yoruldum
duygu
Yeni Üye
Yeni Üye
 
Mesajlar: 21
Kayıt: Çrş Şub 03, 2010 11:00 am

Re: ÇİNGENE

Mesajgönderen duygu tarih Çrş Şub 03, 2010 11:17 am

ÇİNGENE
Yüzünde siyah yıldız izleri...
Cam kesiği dolu elleri...
Ruhunda küçük kız kahkahaları...
ÇİNGENE.
Karanlık labirentine yenikti.
Bıkmıştı göçebelikten,duvarlara mutluymuş gibi poz vermekten.
Karman çorman yollar dudaklarını kanatırdı.siyah beyaz afişteki o adamı öpmekten yorulmuştu.Olmayan prenslere aşık olmak...
Bir sabah uyandığında avucunda filizlenen kahramanı gördü.Tanrısı sonunda kendisini duymuştu.kahramanı mucize bile olamayacak kadar büyüledi onu.Bir daha balonunun uçup gitmeyeceğine inandırılmış bir çocuk gibi inandırdı onu labirentlerinde yaşanabilir olduğuna.Sanki duvarları yıkıp gitmeyecek gibi,çingeneyi suyun en dibine itmeyecekmiş gibi...
Ve sonra bir sabah uyandığında kahraman gitmişti.Veda bile etmeden kaybolup gitmişti.Giderken kızın içindeki kahramanlara olan inancını çalıp gitmişti.
Ah bir bilse sahte kahraman bir duyabilse... Çingenenin kesiklerinden kan akmaz...dolaba gizlenmiş çocuklar akar,sevildiğini sanan aptal sokak kedileri akar,gece ıssız bir sokaktan geçen kadın akar,kör sağır dilsiz dilenciler akar...
Güçlüdür ama çingene.Bir sürü bir sürü şarkı dinler ,yazılar yazar,tiyatroya gider,opera yazma hayalleri kurar ...
duygu
Yeni Üye
Yeni Üye
 
Mesajlar: 21
Kayıt: Çrş Şub 03, 2010 11:00 am

Re: ÇİNGENE

Mesajgönderen duygu tarih Çrş Şub 03, 2010 11:17 am

2 KİŞİLİK ÇIĞLIK ODASI
Sana seslerin olmadığı bir dünya sunuyorum.
Ve tümüyle kendinden arınmış bir ben…
Yalnızca avucunun içindeki yolları izle…
En güzel kar taneciklerinin üstünde sevişeceğimize söz veriyorum,
Kanatmayacağıma da…
Denizin üstünde yürümekten korkma.
Gözlerini kapaman sana sonsuz mutluluğu vermez…
Sen görmesen de görünmez olmazsın.
Korkma, ellerim dikenli tellerin beyaz teninde açtığı siyah yaralarında…
Sen son bir umut yalayarak iyileştirdiğim yaralarına bak…
Bana seni bir onlar getirir.
İçtiğim hiçbir şey artık beni uyuşturmuyor…
Ayık kalmaksa cehennemim.
Gözlerimden akan kanda boğuluyorum…
Sen sahte kanatlar dikmeye devam et.
duygu
Yeni Üye
Yeni Üye
 
Mesajlar: 21
Kayıt: Çrş Şub 03, 2010 11:00 am

Re: ÇİNGENE

Mesajgönderen duygu tarih Çrş Şub 03, 2010 11:18 am

BAKTIĞIM HİÇBİR GÖZDE YANSIMAM YOK
Yıldızlar gözlerini kapadı bana,


Melekler rüyama girmez oldu,



Kelimeler dağıldı,



Nefretin kulaklarımı sağır etti,



Senden kovuldum ben.



Çizdiğin bütün o resimler büyüdü, büyüdü ve büyüdü…



Beni içine aldı.



Çıkamam ki, çıkarmaz beni hiçbir yalancı mutluluk…



Yüzüme bakmaz, sokağıma bile uğramaz…



Hiçbir Tanrı acıyı yaratmamıştır,



Onlar bizi sever…



Öyleyse kim acıyı kapılara bırakır, zili çalıp kaçar ki?



Kim, kim, kim...



Kim yatağımda bıraktığın sesinle kanatır beni?



Kim beni kokunu bile hatırlayamadığım bir cehenneme iter ki?



Artık ellerimden nefret ediyorum…



Uçmanın nasıl bir şey olduğu umrumda bile değil.



Yaşadığım kabustan uyanabilme gücümü alıp gitmemiş olsaydın…



Bileklerimi boydan boya kesip gitmemiş olsaydın…



Cam parçalarını sol göğsümden çıkarmış olsaydın…



Artık her şey o kadar fazlasıyla boş ki…



O kadar…
duygu
Yeni Üye
Yeni Üye
 
Mesajlar: 21
Kayıt: Çrş Şub 03, 2010 11:00 am

Re: ÇİNGENE

Mesajgönderen feyruz tarih Çrş Şub 03, 2010 2:25 pm

çok güzel...
Kullanıcı avatarı
feyruz
Yönetici
Yönetici
 
Mesajlar: 81
Kayıt: Prş May 14, 2009 9:08 pm

: )

Mesajgönderen duygu tarih Çrş Şub 03, 2010 4:18 pm

çok teşekkür ederim : )
duygu
Yeni Üye
Yeni Üye
 
Mesajlar: 21
Kayıt: Çrş Şub 03, 2010 11:00 am

Mesajgönderen duygu tarih Cum Şub 05, 2010 10:51 am

MÜPTELA SAÇMALIKLARI
Hayal kurmaya bile gücümüz yok.
Aynadaki ucubeyi görmemek için ayna kavramını yitirdik.
Sen, ben, biz; yani ikimiz…
Zaman geçip giderken bedenlerimizi biraz daha uyuşturmak için kirletmedik mi?
Her türlü pisliğe masumiyetimizi, inancımızı, hayallerimizi, kahkahalarımızı, utancımızı…
Biraz daha uyuşmak için satılığa çıkardık.
Azap Krallığına yeterince uyuşmadık mı?
Son bir umut yok mu?
İzin ver kurtulmaya çalışalım kolları canımızı acıtan zehirli örümceğimizden
Bazen acıyı yaşamak da güzeldir…
Bazen sevgisizliği ya da yalnızlığı hissetmek de güzeldir…
Bazen bağıra bağıra ağlayıp uyuya kalmak da güzeldir…
Sahte mutluluklar, zoraki gülümsemeler, kaybetmiş bütün o insanlar…
Bizi yeterince dibe itmedi mi?
Görmüyor musun gerçek olduğunu sandıklarımız,
Dokunuyoruz sandıklarımız,
Sadece dikenlerden ibaret.
Son bir şansımız yok mu?
İstesek bütün kalbimizle ve gerçekten çok istesek.
Bizi yukarı çekebilecek sebeplerimiz olur.
Belki hayal kurabilmek için yeterince cesur oluruz.
Belki aynada gördüğümüz o zavallı şeylere acımayız.
Aynaya korkmadan bakarız.
Ben bir prensese benzerim sen de beyaz atlı prense…
Sadece son bir çaba…
duygu
Yeni Üye
Yeni Üye
 
Mesajlar: 21
Kayıt: Çrş Şub 03, 2010 11:00 am

Mesajgönderen duygu tarih Cum Şub 05, 2010 10:52 am

YAŞAMANA İZİN VER

Ölümü boşver. Sonra da ölürüz. Yalnızca bana bak.
Sana rüzgarı sunuyorum hissediyor musun?
Bazen mucizelere inanan aptallar olmak bizi mutlu edebilir.
Heykelleri öperek yaşaman sadece dudaklarını biraz daha kanatır.
Heykelin soğuk teni kırmızı ruj izlerini umursamaz.
Dedim ya sonra da bağıra bağıra ağlarız,
Sonra da makyajımız yüzümüzden akar çirkin kızlar oluruz.
Ama şimdi sana çocuk hayallerini veriyorum.
Artık rüyalarında uçabilecek kadar özgürsün.
Terli ellerinle bana temiz günahlar toplayabilirsin artık.
Belki biraz karanlıktan korkarsın.
O kadar.
Üfff tamam bırak artık ölüme methiyeler dizmeyi.
Hıhh işte anlatmak istediğim o.
Ölüm bizi kandırmak için uydurulmuş bir saçmalık.
Yalnız şimdi ye sahibiz.
Yarın ölü bebek.
Zaten ben ölümü gördüm.
Bir sürü kan akıtan kırık camlar ve çığlıklar var
Ve imana gelen ateistler
Öyle özenebileceğimiz bir şey değil yani
Sana genç bedenlerin deli cesaretini veriyorum.
Güzel kar taneciklerinin şarkılarıyla dans edebiliriz.
Çıplaklığımızdan utanmayız.
duygu
Yeni Üye
Yeni Üye
 
Mesajlar: 21
Kayıt: Çrş Şub 03, 2010 11:00 am

Mesajgönderen duygu tarih Cum Şub 05, 2010 10:57 am

ACUZE' NİN ŞEHVETİ
Uzun tırnaklarımla sırtında kandan nehirler açıyorum…
Canın mı acıdı?
Seni sadece böyle temizleyebilirim.
Dur unut son söylediğim cümleyi.
Temizlenmek diye bir şey yok.
Onların bizi uyutmak için söylediği bir yalan.
Uyursak daha az düşünürüz ve daha çok herkesleşiriz.
Ama biz kimse olamayacak kadar yükseliyoruz; yavaş yavaş ve ıslak.
Hey açma ışığı…
Her şey karanlıkta olmalı…
Işık sahteliklere ayna tutan bir zavallıdır.
Bırak da karanlık ve ben,
Beyaz teninde en masum dansımızı yapalım.
Belki o zaman hiçbir yere ait olmama özgürlüğünü tadarız.
Belki o zaman yıldızlara o kadar yaklaşırız ki;
Işıkları gözlerimizi kamaştırır
duygu
Yeni Üye
Yeni Üye
 
Mesajlar: 21
Kayıt: Çrş Şub 03, 2010 11:00 am

Mesajgönderen duygu tarih Cum Şub 05, 2010 10:58 am

MASALDAKİ YOLCULUK

Uçurumları sil at.
Onların kutsanmaya ihtiyaçları yoktur.
Çalınmış renkler gibi…
Kutsanması gereken cesaretin…
Önündeki ölü ruhlardan oluşmuş köprülerin,
Sonsuz mutluluğu verecek yolun sonundaki ışığın,
Ve geceleri rüyalarına giren kırmızı gözyaşların,
Korkarsan çiçeklere sığın.
Söyledim onlara, seni korurlar…
Yönünü kaybedersen rüzgarı dinle,
Sana şarkını fısıldayacaktır…
Umutsuzluğa düşersen…
Efsanelerden senin için çaldım;
Cebimde sakladım tanrıları ve tanrıçaları…
Sadece sana; al, al, al…
Canını acıtan dikenlerini önemseme,
Süslü peri kızlarına inanma,
Yalnızca gel.
duygu
Yeni Üye
Yeni Üye
 
Mesajlar: 21
Kayıt: Çrş Şub 03, 2010 11:00 am

Mesajgönderen duygu tarih Cum Şub 05, 2010 10:58 am

Elimde yazım yanlışı dolu bir intihar mektubu
Yavaşça kendimi boşluğa bırakıyorum
Boşluk beni geri püskürtüyor
Ölüm bile beni istemiyor
Oysa artık sadece kabuslarımda yaşayabiliyorum
Sadece onlar yüzüme bakabilecek kadar sevgi dolu
Ölü bir kentte kayıp mezarımı arıyorum
Ahh soğuk bir taş parçası hiçbir canı ısıtmaz


Keşke uçabilecek kadar cesur olabilseydik



Keşke gökyüzüne bakacak kadar erdemli olabilseydik



Keşke çıplak olmaktan utanmasaydık



Keşke ölüler değil de yaşayanlarla savaşabilecek kadar

Kendimi biraz daha kanatıyorum
Alın zavallı çiçekler
Çiçekler kanımı içtikçe sonsuzluğa doğru uzayıp gidiyor
İçimde tuhaf bir heyecan
Sevgili çiçeklerim
Oralarda bir yerlerde Tanrı ya rastlarsanız
O’na deyin ki…
duygu
Yeni Üye
Yeni Üye
 
Mesajlar: 21
Kayıt: Çrş Şub 03, 2010 11:00 am

Re: ÇİNGENE

Mesajgönderen duygu tarih Cum Şub 05, 2010 11:10 am

BAKTIĞIM HİÇBİR GÖZDE YANSIMAM YOK
Yıldızlar gözlerini kapadı bana,
Melekler rüyama girmez oldu,
Kelimeler dağıldı,
Nefretin kulaklarımı sağır etti,
Senden kovuldum ben.
Çizdiğin bütün o resimler büyüdü, büyüdü ve büyüdü…
Beni içine aldı.
Çıkamam ki, çıkarmaz beni hiçbir yalancı mutluluk…
Yüzüme bakmaz, sokağıma bile uğramaz…
Hiçbir Tanrı acıyı yaratmamıştır,
Onlar bizi sever…
Öyleyse kim acıyı kapılara bırakır, zili çalıp kaçar ki?
Kim, kim, kim...
Kim yatağımda bıraktığın sesinle kanatır beni?
Kim beni kokunu bile hatırlayamadığım bir cehenneme iter ki?
Artık ellerimden nefret ediyorum…
Uçmanın nasıl bir şey olduğu umrumda bile değil.
Yaşadığım kabustan uyanabilme gücümü alıp gitmemiş olsaydın…
Bileklerimi boydan boya kesip gitmemiş olsaydın…
Cam parçalarını sol göğsümden çıkarmış olsaydın…
Artık her şey o kadar fazlasıyla boş ki…
O kadar…
duygu
Yeni Üye
Yeni Üye
 
Mesajlar: 21
Kayıt: Çrş Şub 03, 2010 11:00 am


Dön Şiirleriniz

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir

cron
RocketTheme Joomla Templates