EDEBiHAYAT | Edebiyat Hayattır

A+ R A-
Ayşe Tuba BAKİLER
Ayşe Tuba BAKİLER

Ayşe Tuba BAKİLER (2)

Senin İsmâil’in Kim?”

Kurban etmek önce fedâ etmeyi, sonra yakınlaşmayı ifâde eder. İbrâhim’in (a.s.) gözbebeği İsmâil’i (a.s.) fedâ etmesi, sınavı kazanması demekti. Merhametlilerin en Merhametlisi olan Allah –azze ve celle- bir sıbyanın katline göz yummadı ve bu arada babamız İbrahim (a.s.) -tabiri caizse- imtihanı tam puan alarak başardı. Öyle ki bin yıllar geçtiği halde, O’nun teslimiyeti dilden dile dolaştı. “Rağmen Li’şşeytâni ve hizbih” duasıyla atılan taş, şeytanı kör, nefsi mağlup, düşmanı mat etti.

İbrâhim (a.s.), İsmâil (a.s.)’ı fedâ ederek gerçek kurbiyyete ulaştı. Peki bizim İsmâil’imiz kim? Bunu Ali  Şeratî  soruyor: “Senin  İsmail’in kim?” diyor. Yani  vazgeçebileceğin değer ne? Gözümüzü kırpmadan hayatımızdan eleyeceğimiz güzellikler hangisi, hiç düşündük mü? Tereddüt etmeden kurban edivereceğimiz, teslimiyetimiz adına “Allah var, keder yok” deyip de sözlerle ifâde  etmeye çalıştığımız sevgimizi somutlaştırabileceğimiz paha? Neleri fedâ edebiliyoruz aziz dostlar, samimi bir şekilde düşünüp sayalım bakalım nelerden vazgeçebiliyoruz? Her fırsatta  Allah’ın rızasının, hangi amelde olduğunu bilemeyeceğimizi söylememize rağmen..Koltuk- makam,  varlık, itibar,  evlat, eş, ebeveyn, köşk- villa,  at- araba,  emrinizdeki  hizmetçi  teknoloji veya ?..

Bir bayram daha süzülüp gitti; bütün güzellikleri, hoş anıları, mükemmelleşen ibadet şuurunu, paylaşmanın lezzetini zihinlerimize  kazıyarak. Bayramlar, Müslümanların günahlarının bağışlanma günleri olduğu içindir ki, insanlar birbirlerinin “günahsızlıklarını” kutlar. Temiz bir sayfa açılarak, yeni doğan günle hayata taze bir “merhabâ” deme zamanıdır. Tıpkı İbrâhim (as)’ın elinde yeniden hayata “merhabâ” diyen İsmâil (as) gibi. Şeytanın kandırmacalarına, nefsin desiselerine karşı irâdesini kalkan yapan Hz. İbrâhim, Hanifliğin öncüsü olmuş, mağfiret kapımız olan Kurban Bayramını bize armağan etmiştir, diğer bütün dinlerde kurban ibadeti var olmasına rağmen. Hayatı bütünüyle ilginç olaylar silsilesi olan atamız İbrâhim, sabır âbidesi, fedâkârlığın sembolü olmuştur adetâ. Nasıl olmasın ki, dualar edip yalvarmalar netîcesinde  kendisine hediye edilen göz aydınlığı ciğerpâresinin boynuna, büyük bir gönül rahatlığıyla bıçağı çalmıştır. Derhal yetişen Hz. Cibril, cennetten getirdiği  koçu, bir talebenin eline sunulan icâzetnâme nezaketiyle, Hz. İbrâhim’e takdim etmiştir. O, kulluk mektebinde başarılı olmuştur. Allah’ı bulmadaki  sorgulamaları, Hz. Hâcer ve oğlunu çölün ortasına bırakıp Allah’a teslim edişi, yortu günü kırdığı putların suçunu büyük putlara mâl edişi…Hep onun hayatındaki güzelliklerden birkaç kubledir. İbrâhimî bir hayat ve  meleklerin gıptasına kazanmanın tek ve en somut adı TESLİMİYYET olmalı dostlar.

Geçen bayramınızı daha doğrusu “günahsızlığınızı” tebrik ediyorum efendim. Bol teslimiyetli, içten fedâkârlıkla dolu, mâneviyat soluklu güzel günlere, sevdiklerinizin sıhhatiyle.. En içten dualarımla sizi RABB’e emanet ederken sorumu yineliyorum: “Sizin İsmâiliniz  kim??.” İbrâhimî olmayı kaç paraya satardınız?

Perşembe, 17 Kasım 2011 11:50
Yayınlandığı yer Ayşe Tuba BAKİLER
Yazan Ayşe Tuba BAKİLER
Devamını oku... 0

 

Hacı Adaylarının Dikkatine !!


Hacı adaylarının seyahate çıkması için zil çaldı, start verilmiş oldu .Fakirin de âcizane bazı tavsiyeleri olacak Dilim döndüğünce istirhamlarımı sıralamaya çalışayım inşaAllah:

Değerli Hacı adayı kardeşim, şunu bil ki sen başkentler başkentine doğru yol alıyorsun. Kâinatın merkezine doğru ilerliyorsun. Mübarek, önemli, değerli, pahalı olduğu kadar meşakkatli olan bu yolculuğa çıkmadan önce uzun zaman hazırlık yapmak gerekiyor. Biz genelde maddi techizatımızı büyük bir özen ve ayrıntılı olarak hazırlamamıza rağmen, ruh dünyamızı oralara hazır hale getirme hususunda biraz tembeliz ne acı ki..Ne dersin bey amcam, hanım teyzem?..

Hacc risaleleri okumak, araştırıp bir şeyler öğrenmeye çalışmak, hadis-i şeriflerden, ayet-i kerimelerden hacla ilgili bilgi ve faziletlere ulaşmak, kaynakları araştırıp ilik ilik HACC solumak pekte kulak ardı ettiğimiz bir erdem maalesef.

Hacc ne demek, tavaf niye yapılır, sa’yin anlamı ne, hacc niye farz kılınmış, Arafat neresidir, niye önemlidir, karşılaşacağımız imtihanlara nasıl göğüs germek gerekir en önemlisi: acaba ben bu sıfatı taşıma liyakatine ermiş bir kul muyum?

Ayrı bir dünyaya “merhaba” deme arefesinde olan sen ey kardeşim! Bil ki oralara, o kutsal yerlere gitmek, yanmak, susamak, sıkıntı çekmek, “şeytana ve ordusuna rağmen” diyerek nefsini ayaklar altına almak, her yiğidin harcı değildir. Sorumluluğunun farkında ol, uyan, oku, kendini eğit, öğren, bil, fark et, dol, gönlündeki boşlukları bulmaca doldurur gibi değil, ruhunu; pınarın kaynağına dayanan testi iştiyakıyla doldur. Merak et, ilgi duy, sev, dinle, sor, zor olanı başar, ağla, anlayabilmek için ağla, coş ve neticede taş.

Sun Rabbine yüreğini bütün saflığıyla, yüreğini temiz sunmak için yoldan şaşma. “Kalp beyt-i Hüdâdır” sözü zihninin baş köşesinde olsun. Unutma, Sultan, kasrına nüzul etmek ister. Özünü, sözünü, gönlünü, gözünü pırıl pırıl eyle. Tevbe et, yalvar, kul olma şerefini sana nasip eden Yüceler Yücesine şükranlarını sun, tıpkı temiz kalbin gibi sun.

Ne yaparsan yap, kendini eğit hacı adayı kardeşim! Boş gitme oralara, orası heybeni doldurma yeri değil, heybendekini harcama, safâ sürme yeridir. Lezzeti doruğa ulaştırma, dünyadan kâm alma, baş döndüren güzelliklerin tadını çıkarma yeridir. Zevk ve mükemmelliğin tavan yaptığı bu güzel yerlere giderken boş gitmek gerçekten hoş olmaz haksız mıyım? Sarılarak ve ihlasla eğil bu konuya canım kardeşim. Oralara varınca da bir gözün görmez, bir kulağın duymaz olsun. Zîrâ sana şeytan musallat olunca bir gözün kapalı, bir gözün sağır olmalı ki şeytana pirim vermeyesin. Güzelliklerle git, hoşluklar, hoşnutluklar getir bize Anavatanımızdan. Saygıyla git sevgiyle dön inşaAllah. Gönlümüz, dualarımız seninle. Sen de bizi dualarına şerik eyle. Bir anafor gücüyle insanı kendine çeken, yeryüzünün merkezi, başkentler başkentinde olmanın sevinci ve gururunu tad, hisset, yaşa inşaAllah .

Sağlıcakla ve hayra karşı gidesin dostum. Dolmaya, gelince doldurmaya namzet hacım, şimdiden kutlu ve mübarek olsun hizmetin. Yani Haccın mebrur, sa’yin meşkur olsun. Allah kabul ve tekrarını nasip etsin. Amin , amin ya Muîn...

 

Pazartesi, 17 Ekim 2011 17:33
Yayınlandığı yer Ayşe Tuba BAKİLER
Yazan Ayşe Tuba BAKİLER
Devamını oku... 2