 Kim cennet hayalleri kurarak yaşamıyor? Cennet'ten kastımız bir kaç huri ve nuri değil elbette. Her şey den evvel bedel ödenmesi gereken bir yaşamın ve bunun akabinde Tanrı'nın kullarına vaat ettiği bir mükafattan söz ediyorsak, ödediğimiz bedel nedir, var mıdır sorgulamak bize düşüyor. Eylem içinde geçirilmeye müsait bir yaşamdan bahsediyorum, varsa da ne kadarı cennete layık bir bir eylemdir bütün bunlar tartışmak gerek. Konumuzun bu kısmı cennet süvarileri ve cehennem evliyaları ile ilgili değil... Salt Cennet'ten bahsettiğimiz eminim malumunuz olmuştur...
Tartışmadan evvel düşünmek idrak et [ … ]
|
 Sol elim gibisin. Unutuyorum seni zaman zaman. Bu hafta ben okula gittim, şarap içtim, kıyma kavurdum, üzerine yumurta kırdım yedim. Uyudum, uyandım, film seyrettim, kitap okudum, müzik dinledim, pornolarımı karıştırdım, çağla yedim, seviştim, Eymir’e gittim, arabayla gezdim, bu sabah bir baktım ki ayakkabımın altı delinmiş, seni hatırladım.
|
 Murat Menteş'in röportajı
• Halide Edib milliyetçi, mandacı, Atatürk’le arası açık, soğuk ifadeli... yani portresinde negatif motifler olan biri gibi görünüyor. Fakat üzerindeki örtüyü kaldırınca, hiç de öyle olmadığını fark ediyoruz. Ben 2001 yılında anladım bunu.
• Halide Edib kamusal olarak yanlış anlaşılmış biri. Neden böyle? Yanlış anlaşılmadan önce, yanlış anlatılma söz konusu. Mustafa Kemal’le çatışmış olması da bunun temel nedenidir. Atatürk’ün otoritesini kullanma biçimine itiraz ediyor Halide Edib. Liderliğine itirazı yok.
• Atatürk’e muhalif olduğu kadar, ona bir hayranlık, hatt [ … ]
|
 Sen istinyede bekle ben burdayım İçimde köpek gibi havlayan yalnızlığım Çünkü ben buradayım karanlıktayım Belki gelmem gelemem beş dakika bekle git Çünkü elimi kestim beni kan tutuyor Şarabım bütün ekşi suyum soğuk Yanımda olmadın mı seni daha bir çok seviyorum Belki gelmem gelemem beş dakika bekle git
|
 Halit Fahri'nin Zerdüşt manzumesi böyle başlar. İhtiyar Peygamber dört bin çöl aşarak gelir Fâris'e. “Ahura Mazda'yı takdise başlasın İran!” diye vaaza başlar: “Odur yegâne ilâh, emri nûra tapmaktır.” Asırlar geçer, kutsal ateş söner ve şair o büyük inancın ölümü. “Kan ağlayan şafak altında söndü lâlelerin, Kırıldı taşlara çarptıkça al piyalelerin.”
mısralarıyla kitabeleştirir.
|
 peki o zaman ben neden dereceler sokayım koltuğumun altına ateşim varsa zaten ey gözleri maden çünkü aşk bir suçlamadır sonuna kadar yaşanmamışsa bir bardak birada yeni bir deniz ve yağmur eski bir denizde yeni bir ada yaşanmamışsa
|
 1 Mayıs bir önceki sene ilk defa Taksim meydanıonda kutlanmıştı, bu yılki kutlamaların son derece görkemli geçmesi bekleniyordu ve alınan tüm işaretler de bu yöndeydi.Halkın büyük bir teveccühü ve katılımı bekleniyor ve cumhuriyet tarihinin en görkemli ve yoğun katılımlı mitinginin yapılacağı söyleniyordu. Ki öyle de oldu.... Daha çok şeyler de oldu, yazının devamını okuyunuz.
|
|
|
|
|
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 / 54 |